Tilmiz: Osmanlı’da Öğrenim, Hedef ve Toplumsal Yansımalar Geçmiş, yalnızca tarihler ve olaylar zincirinden ibaret değildir; o, bugünümüzü anlamamıza rehberlik eden bir harita gibidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun karmaşık yapısının içinde şekillenen eğitim sistemleri, toplumsal normlar ve kültürel değerler, bugün dahi bizlere dersler sunmaktadır. Tilmiz kelimesi, Osmanlıca’da hem kültürel hem de toplumsal yapıyı etkileyen önemli bir kavramdır. Bu yazıda, “tilmiz” teriminin ne anlama geldiğini, tarihsel gelişimiyle birlikte ele alarak, Osmanlı toplumunun eğitim, hiyerarşi ve kültürel değişim süreçlerine nasıl etki ettiğini inceleyeceğiz. Geçmişi anlayarak, bugünümüzü daha iyi yorumlayabileceğimizi unutmadan, tarihsel bir perspektiften bu kavramı tartışacağız. Tilmiz Kavramı: Eğitim ve İhtiyaç Osmanlı İmparatorluğu’nda “tilmiz” kelimesi,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Teğet mi, Teyet mi? Toplumsal Yapıların Dil ve Kimlik Üzerindeki Etkisi Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen en basit görünen sorular bile derin anlamlar taşır. “Teğet mi, teyet mi?” gibi bir dilsel tartışma, aslında toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin ne denli derinlere işlediğini anlamamız için önemli bir fırsat sunar. Dil, bir toplumun kimliğini, değerlerini ve davranış biçimlerini yansıtan güçlü bir aynadır. Her iki kelimenin yanlış telaffuzundan çok daha fazlası var. Bunu, toplumsal yapılar, kültürel normlar ve cinsiyet rolleri perspektifinden incelemek, bizim toplumsal deneyimlerimize dair çok şey anlatabilir. Peki, bu kelimeler arasındaki farklar, bizlere…
Yorum BırakDiğergamlık Ne Demek Dinde? Geleceğe Dönük Bir Bakış Diğergamlık ve Gelecekteki Rolü Ankara’nın sakin sokaklarında yürürken, aklımda geleceğe dair çok fazla soru var. Bugün teknoloji dünyasında ne olup bittiği, hayatımda nasıl bir değişim yaratacak ve bundan birkaç yıl sonra hangi normlarla karşılaşacağım? Teknolojinin hızla gelişmesiyle, her şeyin dijitalleştiği, insan ilişkilerinin daha yüzeysel hale geldiği bir dünyada, diğergamlık gibi bir kavramın nasıl şekilleneceğini merak ediyorum. Peki, diğergamlık ne demek dinde? Dinde, bir insanın başkalarının iyiliği için çaba harcaması, nefsini bir kenara koyarak toplumsal fayda sağlama arzusudur. Ama soruyorum kendime: Gelecekte, bu değer hala nasıl yaşayacak? Bir yanda, yapay zekâ, dijital dönüşüm,…
Yorum BırakDepremde Sıvılaşma Nasıl Olur? Farklı Bakış Açılarıyla İnceleme Depremde sıvılaşma, aslında bir tür zemin davranışı olarak, mühendislik dünyasında sıkça karşılaşılan, ama halk arasında daha az bilinen bir kavramdır. Depremler sırasında yer altındaki suyla doygun zeminlerin davranışı, bazen büyük felakete yol açabilir. Ama işin içinde sadece mühendislik değil, insani bir yön de var; çünkü bir felakete neden olan bu olgunun insanlar üzerindeki etkilerini de unutmamalıyız. Konya’da yaşayan, mühendislik ve sosyal bilimlere ilgi duyan biri olarak, bu iki bakış açısını bir arada ele almak istiyorum. Hem teknik hem de insani perspektiften “depremler sıvılaşmaya nasıl neden olur?” sorusuna yanıt arayalım. Depremde Sıvılaşma: Mühendislik…
Yorum BırakSüryaniler Arap mı? Tarih, Kimlik ve Günümüzdeki Tartışmalar Süryaniler, Ortadoğu’nun kadim halklarından biri. Ancak, tarih boyunca onların kimliği, dili ve kültürü hakkında sürekli bir belirsizlik söz konusu olmuştur. “Süryaniler Arap mı?” sorusu, sadece bir etnik kimlik meselesi değil, aynı zamanda bölgenin derin tarihi, kültürel mirası ve sosyo-politik yapılarıyla da yakından bağlantılı. Bu soruyu soran çok insan var, ancak yanıtı bulmak o kadar da basit değil. Çünkü mesele sadece dil ve ırkla sınırlı değil; din, tarihsel süreçler ve ulusal kimlikler de devreye giriyor. Buna bağlı olarak, Süryanilerin kimliklerini tartışırken, geçmişin karanlıklarından bugüne uzanan bir yolculuğa çıkmak gerekir. Peki, Süryaniler Arap mı?…
Yorum BırakPsikiyatrist Zeka Testi Yapar Mı? Toplumsal Yapılar ve Bireysel Etkileşimler Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Hayatın akışı içinde, çoğumuz bir noktada kendimizi, çevremizden farklı bir şekilde görmek ya da anlamak isteriz. Zeka, duygusal denge, toplumsal kabul, kimlik ve değerler… Bu kavramlar, yalnızca bireysel bir çerçevede ele alınmakla kalmaz, aynı zamanda toplumların ve kültürlerin bize dayattığı normlar çerçevesinde şekillenir. Kim olduğumuzu anlamak, bu toplumsal yapılarla kurduğumuz etkileşimlerin ve beklentilerin bir yansımasıdır. Birçok insan, bir psikiyatrist ile karşılaştığında, onların yalnızca duygusal ya da zihinsel sağlık üzerine çalıştığını düşünür. Ancak psikiyatristlerin rolü, yalnızca depresyon, kaygı veya diğer psikolojik rahatsızlıklarla sınırlı değildir. Peki, bir psikiyatrist…
Yorum Bırakİşkembe Çorbası Sağlıklı Mı? İzmir’de yaşıyorum, sokaklarda dolaşırken akşam yemeği için işkembe çorbası isteyen birini gördüğümde, tam da bu yazıyı yazmaya karar verdim. İşkembe çorbası, özellikle soğuk kış günlerinin vazgeçilmezi, “gece yarısı atıştırması” veya “nefis bir tedavi” gibi kabul ediliyor. Ama gerçekte, işkembe çorbası gerçekten sağlıklı mı? Hadi bunu cesurca tartışalım. Sevsin ya da sevmesin, ben kendim açıkça söyleyeyim: İşkembe çorbası, sağlam bir gönül ilişkisi gerektiriyor. Yani, seviyorsanız o zaman her şey mübah! Ama sağlıklı mı? Orası biraz tartışmalı. İşkembe Çorbası: Yüksek Protein, Yüksek Kolesterol İşkembe çorbasının temel malzemesi, bildiğiniz gibi işkembe. Yani, bir tür mide kısmı. Bunu severek içenlerin…
Yorum BırakTüy ile Kıl Aynı Şey Mi? Farklı Bakış Açılarıyla İnceleyelim Bir sabah, Konya’da kafenin bir köşesinde otururken, kahvemi yudumlarken aklıma takılan basit bir soru vardı: Tüy ile kıl aynı şey mi? Bu, çoğumuzun günlük hayatında fark etmediği ama düşündüğümüzde oldukça ilginç bir soru. Şimdi, bu soruyu hem bilimsel hem de insani açıdan ele alalım. İçimdeki mühendis, bu soruya tam olarak analitik bir yaklaşım getirirken, içimdeki insan ise biraz duygusal bir bakış açısı ekliyor. Hadi başlayalım. İçimdeki Mühendis: Tüy ve Kıl Farkı Bilimsel Olarak İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Tüy ve kıl, biyolojik olarak farklı yapılar.” Evet, her şey aslında biyolojiyle…
Yorum BırakDüşman Ayağa Bakar, Dost Başa: Edebiyatın Derinliklerinde Bir Anlam Arayışı Edebiyat, kelimelerle örülmüş bir dünyadır. Bu dünyada, her bir sözcük bir anlam, bir duygu taşır ve her cümle, bir başka gerçekliği bizlere sunar. Sözlerin gücü, yalnızca bilgi aktarmaktan çok daha fazlasını ifade eder; insan ruhunun derinliklerine işleyen, zihni ve kalbi dönüştüren bir potansiyele sahiptir. Edebiyat, bize yaşadığımız dünyayı başka bir açıdan gösterir, bazen ayna olur, bazen de bambaşka bir evrene yolculuk yapmamıza olanak tanır. “Düşman ayağa bakar, dost başa” gibi halk arasında sıkça duyduğumuz bir deyim, yalnızca yüzeyde bir öğüt ya da yaşamın sıradan bir gerçeğini dile getiren bir söz…
Yorum BırakDevon Larratt ve Ağırlıkların Arasında: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyat, her zaman sınırları aşmayı ve gerçeklikten uzaklaşmayı başaran bir yoldur. Her kelime, bir dünyayı inşa eder ve her cümle, okurun zihninde yeni evrenler yaratır. Tıpkı bir arayışın içinde kaybolmuş bir kahraman gibi, her metin, farklı okurlar tarafından farklı biçimlerde anlaşılır. Söz konusu fiziksel gücün, kasların ve bedenin sınırlarını zorlayan bir isim olduğunda da edebiyat, bu gerçekliğe farklı bir boyut kazandırabilir. İyi bir metin, tüm bu unsurları içselleştirerek anlatının dönüştürücü gücünü keşfetmemizi sağlar. Devon Larratt, yalnızca kas gücüyle değil, aynı zamanda metinlerin içerdiği sembollerle ve anlatının potansiyelini yansıtan bir figürdür. Onun fiziksel…
Yorum Bırak