İçeriğe geç

Kongrede bildiri sunmak nedir ?

Kongrede Bildiri Sunmak Nedir?

Birçok kez hayalini kurmuş, hazırlıklarını yapmış ve tam zamanı geldiğinde başlamak için cesaretimi toplamıştım. Kayseri’deki üniversitemin en prestijli kongrelerinden birinde, o sıradan öğrenci koltuğundan çıkıp bir akademik bildiri sunmak, başlı başına büyük bir adım gibi geliyordu. Ancak o an, öyle bir içsel karmaşa yaşadım ki… Heyecandan ellerim titriyor, kafamda binbir düşünce dolanıyordu. İşte o an, “Kongrede bildiri sunmak nedir?” sorusunun gerçek anlamını anlamaya başlamıştım.

İlk Adımlar: Başvuru Süreci

Başvuru yapmak, hayatımda attığım belki de en korkutucu adımlardan biriydi. O kadar çok düşünmüştüm ki, “Ya başvuru kabul edilmezse?” diye… Ama bir şekilde cesaretimi topladım, araştırmamı hazırladım ve başvurumu gönderdim. Evet, belki bu kadar büyük bir etki yaratacağı aklımın ucundan bile geçmemişti ama bir şeyler yapmalıydım. Bir hafta sonra, gelen e-posta belki de en değerli haberim oldu: “Bildiri başvurunuz kabul edilmiştir.”

İçimde bir sevinç patlaması yaşadım ama hemen ardından gelen o soğuk terler, heyecanımdan önceki en büyük engelimdi. Kabul edilmiştim, ama şimdi gerçekten orada durup bildiri sunacak mıydım?

Hazırlık Süreci: Kaygıların Peşinden

Günler geçtikçe kongre tarihi yaklaşıyordu. Önümde koca bir hazırlık süreci vardı. İlk başta, “Bunu hallederim, ne olacak ki?” diyordum. Ama sonra fark ettim ki hazırlık, sadece konuyu ezberlemekten çok daha fazlasıymış. Bildirimi sunarken, dinleyicilere sadece konuyu anlatmak yetmiyor, onları etkileyebilmek, ilgi uyandırmak, hatta bazen soruları geçiştirebilmek için sağlam bir duruş sergilemek gerekiyordu.

Her gün birkaç saatimi sunum hazırlığına ayırıyordum. PowerPoint slaytlarıyla uğraşıyor, metin yazıyor, sesim titremesin diye tekrarlar yapıyordum. Ama en zor an, o sunumu ilk kez denediğimde geldi. Aynada kendimi izlerken, bana bakarak sunum yapmam çok garipti. “Yeterince iyi misin? Yoksa yanlış bir şeyler mi söylüyorsun?” soruları kafamı sarmaya başladı. Bütün gece boyunca, “Bu sunumu yapabilir miyim?” sorusu beynimde döndü durdu.

Ve tabii bir de kendime güvenip kongreye giderken, içimde bir gariplik vardı. Hazırlık süreci, bana bir anlamda sahneye çıkma cesaretini verdi ama heyecan, o kadar büyüktü ki içimde… Bir yanda kalbim hızla çırpınırken, bir yanda sunumuma en son hangi cümleyi ekleyeceğimi düşünüyordum.

Kongre Günü: Korkular ve Heyecan

Kongre günü geldiğinde, sabah uyandım ama uyuyamamıştım. Göğsümde bir ağırlık vardı. Kayseri’nin soğuk sabahına rağmen ellerim terliyordu. Kongre salonuna adım attım ve birden her şey dondu. O kadar kalabalık vardı ki… İnsanlar burada birbirleriyle ciddi ciddi bilimsel tartışmalar yapıyor, bilgiler paylaşıyordu. İçeri girdiğimde, hemen herkesin profesyonel şekilde hazırlıklı olduğunu fark ettim. O kadar dağınıktım ki, hazırlıklarım bir kenara, sadece içimdeki korku vardı. “Yeterince iyi misin?” sorusu hâlâ yanımda, kolumun altına girip beni izliyordu.

O an, koltuğumdan kalkıp sunum alanına doğru yürümek, bir uçurumdan düşmek gibi hissettiriyordu. Adım attıkça kalbim hızla atıyor, zihnimde en korkunç senaryolar dönüyordu. “Herkes bana bakacak, ya bir şeyler yanlış giderse? Ya cevap veremezsem?” O kadar çok korkum vardı ki, neredeyse odaya geri dönüp, “Ben vazgeçiyorum” diyecektim.

Sunum Başladı: İlk Anlar, Sonra Sürükleyici Bir Akış

Sunum başlamak üzereydi. Mikrofonu elime aldım, elimi ceketimin cebine koyarak biraz olsun rahatlamaya çalıştım ama sözcükler çıkmakta zorlanıyordu. İlk birkaç cümleyi söyledikten sonra, artık gidecek başka bir yolum kalmadığını fark ettim. “Bunu bitireceğim, yapmalıyım,” dedim içimden. Ve birden kendimi akışa kaptırdım. Bir şeyler yapmalıyım, bir şeyler söylemeliyim, dinleyenleri etkilemeliyim. Gerçekten ilk defa bir şeyi başarma hissini yaşadım. O korkular, yavaşça kayboluyordu.

Her kelimeyi özenle seçmeye başladım. Sunumumla ilgili heyecanım, kelimelerime yansımaya başladı. Gözlerimdeki endişe yerini özgüvene bırakırken, dinleyicilerle göz teması kurarak sunum yapıyordum. İleriye doğru her adım attıkça rahatladım ve sonunda bir de baktım, sunum bitmiş. Evet, başarılıydı!

Sonuç: Kongrede Bildiri Sunmak Nedir?

O gün öğrendim ki, kongrede bildiri sunmak aslında bir cesaret yolculuğuydu. Başlangıçta korktuğum, kaygılandığım her şey, bitiş noktasına geldiğinde gurura dönüştü. Sunumun sonunda, “İyi ki yapmışım” dedim. Korkularım beni susturdu, ama bir şekilde üstesinden geldim. Bir yanda heyecan, bir yanda umut vardı. Kongrede bildiri sunmak, sadece akademik bir başarı değil, bir kişinin kendi sınırlarını aşmasıydı.

Ve her ne kadar bu tür anlar başta zorlayıcı olsa da, sunumdan sonra aldığım o alkış, heyecanımın yerini gurura bıraktı. Korkularımızı aşmanın, sonunda bir ödül gibi olduğunu anlamış oldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper giriş